HAYATA MÜZİKLE TUTUNMAK

80’lerin sonları…

12-13 yaşlarındayım.

Annem bankacı olduğundan, yazları Özdere’deki Merkez Bankası kampına gidiyoruz. 

Çocukluğuma dair en özel anılar o günlere ait…

aintiKoca bir senede 15 gün…

O zamanlar da aynı bugün gibi müziğe gönülden bağlıyım.

Ama o günler de hangi şarkıyı kim söylüyor bulmak imkansız denecek kadar zor.

Radyoda bir şarkı duyuyorsun, şarkıyı bir daha bulabilmen yıllarını alıyor.

Merkez Bankası kampındayız. 

Ben güneşin altında oranın tek aktivitesi mini golf oynuyorum.

Ve o uzun zamandır arayıpta bulamadığım şarkı çalıyor.

Elimde golf sopası, iskeleye doğru“İşte sana bahsettiğim şarkı bu” demek için ablama koşuyorum…

Tabii ben önde, görevli peşimde, koşuyoruz.

O şarkı George Michael’ ın seslendirdiği “Last Christmas”

O zamanlar Christmas ne onu bile bilmiyorum… sözleri ne söyler, ne anlatır hiç bir fikrim yok.

 Ama her duyduğumda beni mutlu eden, hafif  de hüzünlendiren  en romantik şarkımdır…

Hayata tutunmaya çalışırken benim için önce inanç sonra müzik geliyor. 

Umarım sizinde hayatınıza anlam katan şarkılarınız vardır.

 Yoksa hayat çok ciddi ve dayanılmaz olurdu.

Dünya çok zor bir zamandan geçiyor dostlar…

Depremdi, savaştı, mültecilerdi, salgın hastalıklardı derken her geçen gün yaşamanın, direnmenin gittikçe zorlaştığı bir döngünün içine sürükleniyoruz.

Bazen insan düşünüyor, belki de yaşanan her şeyi biz hakettik.

Yaşlı dünyayı insanoğlu çok yordu çok hırpaladı, doğayı hunharca kullandı, soluk almamız için ihtiyaç duyduğumuz oksijeni bile yok etmek için elinden geleni yaptı.

Ne doğaya ne hayvanlara ne de çocuklara sahip çıkabildik.

Şimdi ne oldu… Yarın hangi felaketle karşılacağız acaba diye  tir tir titriyoruz.

Bir zamanların ölümcül hastalıklarının baş kahramanları fare, bit ve pireler  yerini yarasalara bıraktı…Koronovirüs!

Ellerimizle doğayı katletme yarışındayken bakalım şimdi şifayı nerede arayacağız…

Yüzyıllar geçse de senaryo hep birbirine benziyor.

Doğanın gücü karşısında insan icadı olan her şey, oyunda fasulye kalıyor. 

Yapay zekanın da şu sıralar sesi çıkmıyor, belli ki sorular çalışmadığı yerden geliyor 🙂

Her şeye rağmen yaşamaya devam…

Ama bi silkelen insanoğlu!

Doğaya zarar verme!

Parayı ve gücü tapınak haline getirme!

Senden güçsüzü ezme!

Çocukları incitme!

Hayvanlara eziyet etme!

Kendimizi bu kadar da  önemsemenin bir alemi yok zaten, dünyada kalıcı değil sadece misafiriz!

 

Mart 2020, Londra

1 Comment

  1. B 9th May 2020 at 12:36 am

    O kamp hala orada
    Ama çocukken bize en temiz şekliyle hediye edilen ruhlarımız kayıp
    Sahi kimler incitti ruhlarımızı

    (Ben senin liseden bir sınıf arkadaşınım, şimdi hekimlik yapıyorum)

    Reply

Yorum Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *