Hayata Tutunmak

Kafa ağırlığımızın yaklaşık 5 kg olduğunu öğrendiğimden beri, kafamı koyacak yer bulamıyorum. Bunun ispatı; Çocukların evde olmadığı bir gün, yere boylu boyunca uzanıp, sadece kafayı tartının üzerine koymaya bakar. Henüz denemedim ama yakındır! Ama bir diğeri var ki ruh’un ağırlığı ile ilgili… Bunu araştırma ihtiyacı duymadım, bence herkesin ruh’unun ağırlığı yaşadığı acılara göre değişim gösterir. Ruh bazen  dünyadan bile ağır gelir… Değişmeyen tek gerçek; Geride kalanın ağırlığı terk edeninkinden çok daha fazla… O’nu, ömrüne ne kadar kattığına bağlı… Her şeyin sebebi fazla sevmek, fazla sahiplenmek… Kendimize ait sanmak… Hiçbir şeyin… Devamı için…

Keşke…

18 yıldır Londra’ da yaşıyorum. Bir Mart ayının  bu kadar soğuk ve yağmurlu oluşuna daha önce hiç şahit olmadım… Kar yağdı… Fırtına çıktı… Yağmur yağdı… Ve yağmur hiç durmadı… Üye olduğum golf kulübünde fazla yağış sebebiyle, toprak zemin bitmiş durumda. Bırak golf oynamayı, yürümek bile imkansız olduğundan, kulüp günlerdir kapalı. Bu ülkede ki durum, anlatılacak gibi değil, yaşamak lazım… Elden gelen bir şey yok… Her geçen gün, yaşama sevincini yitiriyorsun, hepsi o… *              *             * Bir akşam camdan… Devamı için…

Bir koysam beş alır mıyım?

Bu günlerde en büyük gündem yeni dolandırıcılık hikayesi ‘Çiftlik Bank’ ! Yahu bu ne ilgisizliktir ki merak edip okumuyorum bile. “Dolandırıcılık” denince ilgimi çeken tek olay; yıllar önce Sülün Osman adlı ünlü dolandırıcının, mesleğinde çıtayı iyice yükseltip Galata Köprüsünü satmaya çalışmasıydı… İşte o zaman ki çocuk aklı, gülmüştüm… Şimdi ise dolandırıcılık haberlerini açıp okumuyorum bile. Çünkü dünya değişse de insan bildiğimiz gibi……. Sadece senaryolar değişiyor hepsi o. Konunun ana fikri hep aynı; acaba bir koyup beş alır mıyım? Sonuç ise hep gözü yaşlı, mağdur insan manzaraları… Gelişmekte olan ülkeler listesinde… Devamı için…

Koyun Gibisin Kardeşim

Hani bazen kendini farklı farklı ruh hallerinde bulursun ya Dünya yeterince ilgini çekmez. Olup biten hiçbir şeyle ilgilenmezsin. Kim mutlu kim mutsuz umurunda değildir. En az insan gördüğün zamanlardır. Bu her ruh hali gibi geçicidir tabii, aynı doğanın gel-gitleri gibi… Bazen de kendini hayatın çok içinde hissedersin. En ufacık olaylara umulmadık tepkiler verirsin. Ben böyle tepkiler verdiğim günlerde kendimi son derece insancıl bulurum, çünkü bu his, bana dünyanın merkezinde sadece benim olmadığımı hissettirir. Ne güzeldir komşunun kızının gitmek istediği okul sınavı öncesi onun için dua etmek, ya da arkadaşının hasta olan… Devamı için…

Mutsuzluk Güzeldir

Mutsuzluk, düşünüldüğü kadar kötü birşey değilmiş,  iyi taraflarını da görmek lazım; Mesela moralin kolay kolay bozulmuyor.  Öyle ota boka durduk yere üzülmüyorsun. İnsanlara  kırılmıyorsun, kızmıyorsun. Bir kere hiç birşeyden korkmuyorsun. Sanki hayat daha bir kolaylaşıyor. Aynaya baktığında pek birşey görmüyorsun. Yüzüne ciddi bir ifade yerleşiyor.  Fazla gülmüyorsun, konuşmuyorsun. İnsanlarla göz göze gelmedikçe selam vermene bile gerek kalmıyor. Bazen saklanmak, bazen görünmez olmak bazen de yok olmak istiyorsun. Dünyadaki kötü haberlerden etkilenmiyorsun. Çünkü bir kendine acıyorsun, iyice bencilleşiyorsun yani. Her soruyu “hayat işte” deyip geçiştiriyorsun. Sanki biraz daha öfkeli sanki biraz… Devamı için…

Ertelediklerine Zaman Bulamazsın

Salı günleri bir kaç anne, okul sonrası, çocukları müzikal kursuna götürüyoruz. Beklememiz gereken bir saati; kimisi eve dönerek, kimisi bir kafede, kimisi de bekleme salonunda oturarak değerlendiriyor. Bense o beklemem gereken saati, bir kilisenin bahçesinde, mezarlıkların ortasında bulunan bir bankta geçiriyorum. Galiba bunu alışkanlık haline getirdim. Ama şikayetçi değilim. O bankta otururken müzik dinlemeyi denedim, olmadı. Kitap okumayı denedim, olmadı. Telefonda oyun oynamayı denedim, olmadı. Birileriyle mesajlaşmayı denedim, olmadı. Yazı yazmayı denedim, olmadı. Alışveriş listesi yapmayı denedim, olmadı. Yani ne yapmayı denediysem, beceremedim. Sonunda vazgeçtim, şimdi hiçbir şey yapmadan sadece… Devamı için…

Hoş gör ya Rabbi!

Çok denedin; Bomboş bir yolda da gidiyor olsan, her virajı döndüğünde, karşıdan bir araba çıkar. Aynı hayat gibi… En mutlu olduğun anda, adam akıllı yere bi’ çakılırsın, Sonra uğraş ki toparlanabilesin. En çok sevdiğin, dünyanın dibine taht kurar,sevmediğin her gün kapının önünden geçer. Bir gün iyisin bir gün kötü… Aynı hayat gibi… Kendini en dertli sandığın günde; Yokluktan çocuklarını ısıtamadığı için, ellerine saç kurutma makinası verip, kendi hayatına son veren anneyi düşünürsün. Derdinden utanırsın! Dünyada yaşananları düşünürsün,  Derdinden utanırsın! Şükredersin yüksek sesle, ellerin göğe doğru… Ağladığında ise sesin çıkmaz, bulduğun her… Devamı için…

Senden Başka Sen Yok

Hayata tutunmanın yolunu sen kendin bulacaksın. İster örgü örerek… İster bir hastaya çorba yaparak… İster balık tutarak… Kendin bulacaksın… Ne yaparsan yap ama sakın hayatını, başka bir insanın üzerine kurma. Ne annenin ne babanın ne arkadaşının ne de çocuğunun… Bir şekilde seni bırakıp giderler. Belki başka bir mahalleye belki başka bir şehre belki ebediyete… Yani illa ki giderler. Hele Ayşe’ye Mehmet’e tutundun mu işte o zaman yandın! Hep araftasın demektir. O seni beğenmiyorsa aynalara küsersin. O seni sevmiyorsa, sen kendini bile sevemezsin. Peki doğru olan bu mu? Ben söyliyeyim; Yanlış!… Devamı için…

Aramızda Kapanmaz Uçurumlar Var…

Aramızda kapanmaz uçurumlar var… Sen, para piyasasını takip ediyorsun Ben, arının nasıl bal yaptığını Sen, bilgisayar tuşlarında yazıyorsun Ben hala kurşun kalem tıraşlıyorum Sen , doğduğu şehre göre insan seçiyorsun Ben, yüreğine göre… Aramızda kapanmaz uçurumlar var… Sen, akşamları içki kadehlerine sığınırken Ben, şiirlerle sarhoş oluyorum. Sen, sana benzemeyene öfkelisin Bense aklımın ermediği bir döngüye küsmüşüm… Değişmesi imkansız bir düzeni kurcalamayarak , omuzlarım çökmüş, sessizce direniyorum. Aramızda kapanmaz uçurumlar var… Sen yağmurda ıslanmaktan korkarsın Bense her yağmurda toprağı düşünürüm, iyiliğe kötülüğe bakmayan, gelenden gidenden bıkmayan ve hiç kurumayan toprağı düşünürüm…… Devamı için…

Yedi Güzel Adam

Hiçbir gruba ait olmadan yaşamak büyük lükstür. Ön yargıya izin vermez. Egoyu barındırmaz.  Dostunu, bağlı olduğun gruplar ve inançlar ile değil sadece yüreğinle seçersin. İnsanların ağzını doldura doldura konuşma yarışına girdiği zamanlar, sen özellikle susarsın.  Bu durumu yaşarken en fazla cahillikle, gericilikle, dincilikle, solculukla, sağcılıkla, kürtçülükle ya da “her devrin insanı” olmakla suçlanırsın. Ama bu bilindik ve orantısız tavır, sende suçluluk duygusu yaşatmaya yetmez; inadına, hayata tebessüm edersin. Bu tebessüm sana huzuru hissettirir. Karşındakine yeri gelir ‘haklısın’ bazen de ‘haksızsın’ dersin. İdeolojik fikir çatışmalarında sen ya güzel bir şiir okur… Devamı için…