Yaşamın ne kadar içindesin?

“ Yaşamdan daha fazlasını almak için, yaşamın daha fazla içinde olmalısın.” Bir kitapta karşıma çıkan bu cümleyi oysa ne kadar da çok sevmiştim… Ta ki Soho’ da bir kafede garson sipariş alırken ‘bir şeye alerjiniz var mı?’ sorusuna  ‘insan’ diyene kadar… Arkasından ‘şaka şaka’ diye seslensem de nafile! * Espri bir yana ‘yaşamın daha fazla içinde olmak’ denince benim aklıma önce komşuluk ilişkilerimiz geliyor. Mesela karşı komşumla beraber yıllardır bir kedinin bakımını üstleniyoruz. Kediyi onlar seçti… Veteriner… Yemek… Oyuncak… Özel ihtiyaçlar, ona ait. Bana ait olan bölüm; Sabah akşam bizde oturması…… Devamı için…

Kötülük

“Kötüler hiçbir yerde saklanamaz, çünkü vicdan kendi kişiliklerini buldurur onlara.”                                                                                                                                                         – Epikuros Kötü giden onca şeyin ardından… Devamı için…

Merhaba

“Yaz bitti Yazın bittiği her yerde söylenir, söylenmeyen şeyler kalır geriye  ve sonra hiç bir şey olmamış gibi, ağır, usul bir hazırlık başlar, uykuya benzer yeni bir mevsime…” Murathan Mungan, yaz mevsiminin bitişini böyle anlatmış… Çokta güzel anlatmış, insanın içinden şiirin tamamını tekrar kağıda dökesi geliyor… Bu şiiri okuyunca bende gözlerimi kapayıp biten yaz mevsimini düşünüyorum. Ne yalan söyliyeyim yaz tatilinin büyük çoğunluğu elimde telefon Facebook’a bakar gibi dövizin dakika dakika nasıl yükseldiğini izlemekle geçti. Çok param olduğu için değil, ekonomistlerin mesleğine gözümü diktiğimden hiç değil… Peki neden ? Henüz… Devamı için…

“Gerizekalı Sevgilim”

  Ben dünyayı cennet belledim. Sensiz cenneti hiç düşünemedim. Bu dünyadan bir şey olmaz. Ama bari sen mahvetme……” Yine Pinhani’ yi dinliyorum.  Yıllar geçse de kalitesinden hiçbir ödün vermeyen harika bir müzik grubu… Sevdiğim bir şarkıyı defalarca dinlerken sözlerini hiç duymadığımı bilirim. O sevdiğim müzik üzerine ben kendi sözlerimi, kendi hikayemi yazarım. Müziğin anlatmak istediklerini kendime göre yorumlar ve öyle hissederim. Sonra, sevdiğim o şarkının sözlerini okurum, hem söz yazarına haksızlık olmasın hem de acaba benim hissetiğime benzer  sözler yazılmış mı diye… Çünkü bir şarkıyı defalarca da dinlesem  fayda etmez,… Devamı için…

Ah Bizler!

Hani hep derler ya ;  ‘Ben hep insanları kendim gibi zannettiğim için üzülürüm.’ Tabii hepimiz az çok  birbirimize benziyoruz. Hayata karşı benim de bu cümlenin başlangıcına benzer bir duruşum var,  sık sık üzülürüm desem yalan olur. Ben daha çok  insanları kendim gibi düşündüğüm için onlara karşı son derece temkinli ve mesafeliyimdir. Bizler, diğer dört ayaklı yaratıklar kadar basit, mükemmel ve anlaşılır değiliz, bizleri anlamak için biraz daha geniş zaman gerekli. Ne zaman, ne için öfkelendiğimiz… Öfkelendiğimizde ağzımızdan neler döküleceği… Minicik yanlış anlamalar karşısından gemileri, köprüleri nasıl ateşe verebileceğimiz… Kaybetme noktasında… Devamı için…

Ey !

  Ey Kemal ! Ey Muharrem ! Ey Almanya ! Ey Avrupa! Ey Ey Ey……. !!! Geçen gün bir baktım Ey Umut, Ey Köker, Ey Timur diye konuşmaya başlamışım !!! Trafikte birine kızıyorum ‘Yav beni geçmek senin haddine mi düşmüş, sen kimsin’ filan demek istiyorum ama İngilizce’ye çeviremiyorum. Eyvah ki ne eyvah ben bildiğin siyasetçilere benzemeye başlamışım, acil yardım! Fazla mı haber izliyorum, fazla mı gündemi takip ediyorum, inanın bilemedim. Seçim öncesi adaylar coştu, bir kavga bir gürültü sanırsın kıyamet kopuyor. Her geçen yıl seviye daha da düşüyor. Evlerimiz de öyle değil mi sanki;… Devamı için…

Kendim İçin Senin İçin

 Artık, okumaya başladığım kitapları yarıda bıraktığım zaman üzülmüyorum. Bence sen de denemelisin… * Seni bir cümlesiyle bile mutsuz eden şeyleri çıkar at hayatından… Yazarlar, senaristler bayılır duygu sömürüyle reyting kazanmaya… Kitabı da, diziyi de yarıda bırak ki, hep gözyaşıyla ceplerini dolduramayacaklarını öğrensinler. * Çocukken, oyuncaklarını, büyüdüğünde de kalbini kıran, sana gözyaşı döktüren çocukluk arkadaşın var ya, bir kahvenin kırk yıl hatırı var diye hayatında tuttuğun, onu da sil at… Seni üzen kişinin kahvesine de, dostluğuna da ihtiyacın yok. Ortalık yediği kaba pisleyenlerle dolu. * Sana saygısızlık yapan, -bu kim olursa… Devamı için…

Gurbetçiler Oy Kullanmalı mı?

Hiç beklemediğimiz bir anda ülkeyi seçim telaşı aldı. Umutlu ve heyecanlıyım. Siyaset konusunda bilgisi olmayan ve bu konuda susmayı tercih eden biriyim. Ama vatandaş olarak oy verme yükümlülüğümüz olduğundan azıcık da olsa siyasetin eteğinden tutmaktayız. Her vatandaş gibi bir tane oyum var ve onu dünyanın neresinde olursam olayım gidip veririm. Keşke sonrasında oy vermiş olmanın gururunu yaşayabilsem, ama nerdeee… İnadına düşünceler aklımı rahat bırakmaz. Günün sonunda ne sebeble olursa olsun kendi ülkesinden dünyanın dört bir yanına kaçıp gelmiş insanlarız. Şimdi ise sadece aynı dili konuşuyor olmanın avantajı ile televizyonda ki… Devamı için…

Asla Vazgeçme…

Yaşamak ne zaman ağır gelse Pinhani’nin ‘Dön bak dünyaya’ adlı şarkısına sığınırım. “Yalnız kaldıysan Kalkıp pencereden bir bak Güneş açmış mı Yağmur düşmüş mü Dön bak dünyaya Asla vazgeçme…” Ben de aynen öyle yaptım. Thames nehrine karşı bu şarkıyı dinliyorum, elimde sandviçim, yanı başımda defter ve kurşun kalemim… Dünyanın güzelliğini bu pus yığınından görebilmek için dön bak dünyaya… Çocuklara bak… Koşuşturan sincaplara bak… Gururlu ve mağrur bir şekilde yavrularını koruyan kazlara bak… Arıların çicekler içinde kaybolurken ki zarif ve itinalı dokunuşlarına bak… Bir ağaç kakan kuşunun ciddiyetine bak… Başını kaldır ve o… Devamı için…

Hayata Tutunmak

Kafa ağırlığımızın yaklaşık 5 kg olduğunu öğrendiğimden beri, kafamı koyacak yer bulamıyorum. Bunun ispatı; Çocukların evde olmadığı bir gün, yere boylu boyunca uzanıp, sadece kafayı tartının üzerine koymaya bakar. Henüz denemedim ama yakındır! Ama bir diğeri var ki ruh’un ağırlığı ile ilgili… Bunu araştırma ihtiyacı duymadım, bence herkesin ruh’unun ağırlığı yaşadığı acılara göre değişim gösterir. Ruh bazen  dünyadan bile ağır gelir… Değişmeyen tek gerçek; Geride kalanın ağırlığı terk edeninkinden çok daha fazla… O’nu, ömrüne ne kadar kattığına bağlı… Her şeyin sebebi fazla sevmek, fazla sahiplenmek… Kendimize ait sanmak… Hiçbir şeyin… Devamı için…