Eşhedü

Hayatta  özendiğin, imrendiğin, iç geçirerek baktığın şeylerin bir listesini yapsan, 

o kağıt, kimbilir neler neler  barındırır.

Bir gün birine hayatta ki en büyük arzun ne diye sordum; 

“Zengin bir hayatım olsun, her istediğimi alabileyim, en güzel yerlerde gezebileyim, bir de evladım olsun, onu sıkıntı çekmeden büyütebileyim” dedi.

Ve adım adım isteğine kavuştu. Şimdi ondan mutlusu yok.

Bir gün bir dostuma bu yaştan sonra ne işin var üniversite sınavında diye sordum…

40 yaşından sonra sınava girdi, kazandı ve geçtiğimiz yıl Hukuk fakultesinden mezun oldu…

Benim ona büyük bir özür borcum var, hayalleriyle dalga geçtim…

O ise yolundan hiç şaşmadı. Sabırla çalıştı didindi ve isteğine kavuştu.

Bir gün birine bu hayattan alacağını aldın mı diye sordum…

“Ben yaşlandığımda iki tane emekli maaşım olsun, kimseye muhtaç olmadan yaşıyayım istedim.

35 yıl ahlaklı ve dürüst bir şekilde çalıştım, kazandım ve en sonunda iki değil üç emekli maaşıyla mutlu mesut emekliliğimin tadını çıkarıyorum.”dedi.

Daha böyle onlarca yüzlerce yaşamlara gözümle, kulağımla, okuduklarımla şahit oldum.

Demem o ki bir gün hayatta herkes er geç arzusuna kavuşuyor. 

İnsanın, hayatta en özgür olduğu yer; arzu ve dileklerini yeşertip büyüttüğü yüreği…

Başkasının isteklerini, ideallerini yargılamak, basite indirgemek büyük haksızlık…

İstekler, idealler, kişinin kendine ait yaşadıkları, sıkıntıları ve sonrasında hayatını istediği şekliyle biçimlendirme arzusu…

Sadece sıralama önemli…

Önce bir dileğin olacak, yaşama sevincini daim ayakta tutacak bir idealin…

Ona yürekten bağlanacaksın, inancın tam olacak.

Sonrası mı?

İstikrar, sabır ve zaman…

İstikrar; beyninde mantığında…

Sabır; yüreğinde, nefsinde…

Zamansa; Yaradan’ın takviminde…

Kendini mi değiştirmek istiyorsun? 

İlerde huzur ve refah dolu bir yaşam mı hayal ediyorsun? 

O zaman yarın sabah tohumları ekmeye başla…

Bir Çin atasözü ne güzel der;

“Bir ağaç dikmek için en iyi zaman 20 sene öncesiydi. İkinci en iyi zaman ise şimdi...”

Benimde dilekler listemin en başında Nuri Pakdil’ in şiirinde anlattığı gibi bir insan olabilme arzusu var…

Yarın gün ağardığında bu tohumları serpebilmek umuduyla…

“Eşhedü.

Ben şahidim. 

Herkes duysun:

Yargıç değilim yargılamam!

Avukat değilim savunmam!

Savcı değilim suçlamam!

Herkes ve her şey duysun.

Kendime şahidim, zamana şahidim, sonsuzluğa şahidim.

Ve herkes ve her şey de şahit olsun ki, bu devrimci duruşumla bütün evreni selamlıyorum.

Ve tıpkı bu yalnız ardıç gibi tek başıma dimdik herkesi ve her şeyi kucaklıyorum…”

                                                                                                                         

                                                                                                                             -Nuri Pakdil